türkiye cumhuriyeti düneş dönüşü haritası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye cumhuriyeti düneş dönüşü haritası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2021 Pazar

Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşında!...

Merhabalar,

Bugün Cumhuriyet'imiz 98.yaşına girmiş bulunuyor. Son yıllarda adet olduğu üzere, astrolojik olarak bu yaş döngüsünde ülkemizi nelerin bekliyor olduğunu özetlemeye çalışacağım. Astrolojide, bir olayın, kişinin veya meselenin yeni yaş döngüsünde olasılıkları değerlendirmek için "Güneş dönüşü" haritalarından faydalanıyoruz. Bu çalışmada da bu teknik aracılığı ile öngörüler yapmaya gayret edeceğim.

Öncelikle 29 Ekim 1923 Pazartesi saat 20:30'da Ankara'da kurulan Cumhuriyetimiz, ülkenin de kuruluş tarihine karşılık geliyor. Bunun için de o anın haritasını "doğum haritası" olarak kullanıyoruz. 

Doğum haritası olayın başlangıç anını temsil eder. Ancak üzerinden yıllar geçtikçe doğum haritası sabit kalmak şartıyla haritanın sahibi gelişim gösterir, tekamül eder, olumlu veya olumsuz gelişmeler kaydeder. Doğası değişmeye başlar. Temel nitelikleri sabit kalabilir, ancak deneyimlediği yıllar boyunca yeni potansiyeller geliştirir. İşte bunun için de ilerletilmiş (progres) doğum haritalarından faydalanıyoruz. 

Türkiye Cumhuriyeti'nin 98 yıl sonraki ilerletilmiş doğum haritasını da aşağıda bilginize sunuyorum.


İlerletilmiş doğum haritalarında en hızlı ilerleme gösteren Ay olduğu için (her ay için bir derece) ilk olarak Ay hareketlerini dikkate almamız önem taşımaktadır. T.C. ilerletilmiş haritasında Ay, haritanın 5.ev alanında 10.derece Kova burcunda ve Güneş'e 4 derecelik mesafede ilerlemektedir. Dolayısıyla 4 ay içerisinde yeniay meydana gelecektir. Bu yeniayın haritanın 3.evinde bulunan Yay burcundaki Mars-Jüpiter kavuşumuna partil sekstil açı bağlantısı bulunmaktadır. Aynı açı kalıbı, haritanın 7.evine gerilemiş olan Koç burcundaki Chiron ile oluşmaktadır. Tema özgürlük, bağımsızlık ve hatta tam bağımsız olma yolunda atılacak adımlardır. İttifaklar ve ortaklıklarla sınanma döneminde bulunuyoruz ama 4 ay içerisinde bu sefer haritanın 11.evinde 11.derece Aslan burcunda gerilemekte olan Neptün, bu yeniay sürecine karşıt açı kuracağı için, halk kitlelerinin uyutulması ve yanlış yönlendirilmesi devam etmektedir. Diğer taraftan T.C. ikinci Chiron döngüsüne yaklaşmaktadır. Bu döngüde kuruluş aşamasında köstek olan ittifakların, kurumların ve benzeri yapılanmaların yine aynı husumetle yaklaşabileceği hakkında bir uyarıya sahip bulunuyoruz. Burada aklıma ilk anda İngiltere ve Yunanistan geliyor. Zira T.C, 1973'teki ilk Chiron döngüsü ertesinde, başrolünde Yunanistan ve İngiltere'nin olduğu bir Kıbrıs meselesine sahipti. Benzer döngüye girdiğimizi hatırlatmak isterim. İlerletilmiş haritanın vaadettiklerine göre Türkiye, dış kaynaklı bir "yeni dünya düzeni" etkisine girmektedir. Bilim fetişliği ve özgürlük kavramları adı altında, bünyenin kaldıramayacağı ve alışkın olmadığı bir kolektif düzene ayak uydurulmak zorunda bırakılacağız. Burada türlü dış etkiler ve kurumlar vasıtasıyla nemalanan medyanın ve aydın(!) kitlenin büyük desteği olacaktır. Bilhassa bilişim sektörüne bağlı kaynaklardan ve sanki uzaydan gelmiş gibi paye verilen yeni nesli manipüle etme odakları sayesinde bu dönüşüm hızlı bir şekilde gerçekleşecektir. Niteliği sorgulanmayan akademisyenlerin, bilimcilerin ve bilimciymiş gibi hareket eden odakların güdümüyle, geleneksel olana karşı tezler sunularak bir nevi hafızayı silme gibi bir harekatın içinde kendimizi bulacağız gibi gözüküyor. Bilmek ve inanmak arasında gidip gelmeye devam edeceğiz ama bilmekle ilgili kaynaklarımızı da artık çok iyi sorgulamamız gerekiyor. Çünkü artık bambaşka ve zihinlerimizin almakta zorlanacağı bir gerçeklik düzeyine doğru ilerliyor olacağız. Bireysellik, özgürlük ve bağımsızlık bilinci yükseliyor olacak, ancak bu kavramları sunabilecek kaynakların da sağlamlığı tartışılıyor olacak. Toplumlar için neyin doğru, neyin sağlıklı ve neyin aydınlanmayla ilgili olduğu konusunda güven problemi yaşanabilir. Azınlık ve insan hakları yanında, özgürlük ve demokrasi temelli bir anayasanın hazırlanması bu 4 aylık gelecekte mümkün olabilirmiş gibi gözüküyor. Ancak statükocu ve gelenekselci yapının bu değişime ayak uydurması kolay gözükmüyor. Zira halk için değil, belirli bir kesim için sözü geçen kavramların içi doldurulmadan konumlandırılması nedeniyle hırgür bitmeyecektir. 

Satürn'ün konumu itibarıyla ve ay düğümlerine pozitif temasları nedeniyle, ekonomide zapturapt altına alınma etkisi de kendisini göstermektedir. Yine kemer sıkma politikaları ve yine orta gelir seviyesine sahip kitlelerin en fazla bedeli ödeyeceği söz konusu olacaktır. Merkür'ün konumu itibarıyla yitip tükenmeyen hamaset söylemleri devam edecek ve Türkiye yalnızlaştırılmaya devam edecektir. Özgünlük ve kendimize has politikalarla ilerleyemeyeceğimizin de altını çizmek isterim.

28 Ekim 2021 ve 29 Ekim 2022 tarihleri arasında ülkemizi nelerin beklediğiyle ilgili öngörü ve olasılık kısmına gelmek istiyorum.


Yukarıda Türkiye Cumhuriyeti'nin 98.yaş döngüsünde sahip olduğu astrolojik haritayı paylaştım.

Güneş'in haritanın 8.evinde T-kare apeksi (tepe noktası) oluşturduğu bir başlangıca sahibiz. Bu T karenin diğer köşelerinde Ay ve Satürn bulunuyor. Konum itibarıyla epey sıkı bir ekonomik krizin içinde bulunduğumuzu söylemek yanlış olmaz. Zira toplumdaki her konunun ucu para ve kazanç kaynaklarına çıkıyor. Artık huzur bulmak isteyen ve hak ettiğine erişmek isteyen halk, kendini sefalete ve yoksunluğa iten bir yönetime katlanmak istemiyor. 
Haritanın 5.evine yerleşmiş bir Ay ve 11.eve (12.ev girişine kaymış) yerleşmiş Satürn, birbirlerine karşıt yapıyor. Politik astrolojide Ay, halk kitlelerini ve bir bütün olarak ülke nüfusunu ifade etmektedir. İnsanlar arasındaki huzursuzluğu veya uyumsuzluğu gösterir. Ay, barış ve bol hasat vaadeder. Haritanın 5.evi ise; kumar, piyango, şans oyunları, spekülatif konular ve borsaya karşı gelir. Spekülasyon aracılığıyla ekonomiye bağlantılıdır. Kamuda  mutluluk ya da üzüntü temsil eder. 
11.eve yerleşmiş Satürn ise, ulusal felaketler, kıtlıklar, devlet yöneticileri, kolluk kuvvetleri, toplum kuralları, adalet, düzen, sistem ve muhafazakar tarafı temsil eder. Talihsizlikler, ambargolar, milli felaketler, kuru ve bereketsiz bir iklimi temsil eder. Satürn yönettiği burçta, yönettiği evde yerleşmekte olduğundan çok güçlü çalışmaktadır. Temsil ettiği kavramları da oldukça güçlü bir şekilde yönlendirdiğini farkediyor olmalısınız. 
Ekonomik darboğazın halk ve yönetim arasında epey derin uçurumlar oluşturmasının beklendiği bir yılda bulunuyoruz. Ayrıca 12.eve kaymış bir Satürn, bilhassa kıtlık ve baskı nedeniyle kitleleri eve tıkma ve elini kolunu bağlama gibi etkilere sebebiyet vereceğini de görmek gerekiyor. 

Yeni güneş dönüşü haritasının yükselen derecesi Balık burcunda bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş haritasında, bu derecenin Uranüs ve Güney Ay düğümü tarafından ortalandığına dikkat çekmek istiyorum. Güney ay düğümü kötü karma olarak adlandırılır. Uranüs ise yıkımlar ve isyanlarla bağlantılıdır. Yükselen yöneticisi gezegen olan Jüpiter'in haritanın 12.evinde yerleşmiş olması ise öngörülmeyen ve kontrol edilmeyen fenomenlerin olabileceğine işaret ediyor. Jüpiter politik astrolojide; dış yardım ve destekleri ifade eder. Kazanç anlamına da gelebilir. Küresel mali ve ticari ilişkileri ile bağlantılıdır. Dini öğretiler, din adamları, yargıçlar ve yüksek mahkemelerin kurallarını da barındırır. Anlaşmalar ve ülkeler arasındaki sınırları gösterir. Jüpiter'in olumlu yönleri barış ve diplomasidir. Sınır anlaşmazlıkları, ithalat/ihracat sorunlarının giderilmesi yanında uluslararası dini baskı getirebilir. Kapitalizm, küreselcilik, diplomatlar, dışişleri bakanlığı ve dış kaynaklı kurumlarla ilgilidir. Jüpiter bir haritanın 12.evinde güçlü çalışır. Dolayısıyla, çalışmanın başında da ifade ettiğim üzere küresel bazı güçler tarafından yardım ve destek adı altında dikte edilecek bazı etkiler 2022 yılına damgasını vuracaktır. Tam ve bağımsız olma ideali ne yazık ki koskoca bir hayalden ibaret gözükmektedir. Ülkenin geçmişinden gelen dışa bağımlılık, kendi kendine yetebilme ile ilgili eksiklikler, yeni döngüde tekrar edebilecek sorunların başında gelmektedir. Dolayısıyla bu denli derin bir ekonomik buhranı aşabilmek için yine bu küresel desteklere mahkum olacağımızı belirtmek isterim. Keza 7.evde ilerleyen Merkür'ün Jüpiter ile uyumlu açısı sayesinde, ittifakta olunan ülkelerden hukuki yaptırım ve diplomasi gerekliliklerine göre yürüyen bazı müdahaleler almak mümkündür. 

Haritanın tepe noktasına yerleşmiş olan ve 10.evde ilerleyen Venüs, haritanın 1.evinde retro pozisyondaki Neptün'e zorlayıcı açı teması kurması, politikacıların ve ülkeyi yöneten kurumların istisnasız olarak kitleleri yanlış yönlendirdiği ve gerçeği yansıtmayan, özlerinde bulunmayan değerlerle vakit öldürdüğüne karşılık gelmektedir. Her krizde halkın ağzına bir kaşık bal vermekle ve uyuşturmakla ilgili bu açı kalıbı, dini istismar ve inanç adı altında pazarlanan değerlerin de varlığına işaret etmektedir. Hayaller, idealler, hamaset, şehitlik ve yerli/milli kavramları altında bu sürüncemeli ve iki başlı düzen devam etme eğilimi göstermektedir. Göz önünde bulunan değerlerin gerçekliği konusunda her zaman şüpheyle ilerlemekte fayda var. Kamuoyu medyanın sunduklarına güvenmemelidir. 

Ay-Chiron ve Şans noktası arasındaki büyük ateş üçgeni, 98.yıl haritasındaki en değerli gösterge olarak göze çarpıyor. Ayrıca Ay, ay düğümleri ile olumlu açılar kurmuş durumdadır. Sürü halinde güdülmek ve uyutulmak yerine, maruz kalınan sebeplerin gerçek temelleri üzerine odaklanmayı, kişisel eğitimi ve aydınlanmayı sağlamak üzerine yönelmek adına çok değerli olan bu açının değerlendirilmesi gerekmektedir. 98.yıl bir başkaldırı yılıdır. Cumhuriyet'in kurulduğu günün haritasının tepe noktası, 98.yılın yükselen açısına kavuşmuştur. Aslında 100.yıla kadar, bunca yıldır maruz kaldığımız büyük uyutulma harekatı ile yüzleşmek ve yeni bir kurtuluş savaşı başlatmak, kuruluş felsefesine ve ideallerine ulaşmaya odaklanmak 2021-2022 döngüsünün temelini oluşturmaktadır. 

Önceliğin bu ekonomik kriz durumunu hukuki temeller ışığında atlatmak olduğu da unutulmamalıdır. (Mars Terazi 8.ev girişi) Haksızlıkların, ikilemlerin, kayırmaların ve adaletsizliklerin son bulması için mücadele vermek, ceza mekanizmasını çalıştırmak ve adaleti eşit şekilde paylaştırmak zorunda olduğumuzun bilincine varmalıyız. Mars, astrolojik haritaların 8.evinde güçlü çalışır ama Terazi burcunda zarar görür. Geciken adaletin tecelli edeceği bir güneş döngüsünde ilerlediğimizi düşünüyorum. 

Bu bilgiler ışığında önemli tarihleri paylaşarak çalışmaya devam ediyorum.

5 Kasım 2021 - Ekonomik bir kırılım noktası daha oluşabilir. Kur artışı, yeni bir zam dalgası veya bunun verebileceği zararı minimize etmek adına küresel tavizler verilmesi mümkündür. Tam Uranüs karşıtlığında ve Satürn kare açısı etkisiyle oluşacak bu yeniay tamamen ekonomiyle alakalı bir getiriye sebebiyet verecektir. Burada beklenmedik bir durum ilan edilebilir. Ay'ın düşük enerjiyle çalıştığı bir burçta gerçekleşen yeniay etkisi, bunca sert açı altında hayırlı bir getiriye sahip olmayacaktır. Temelinde para ve ekonomi olacak büyük bir olaya şahit olabiliriz.

19 Kasım 2021 - Güneş dönüşü haritasının tam 3.ev girişinde, Algol sabit yıldızı üzerinde parçalı bir Ay tutulması meydana gelecektir. Ulaşım ve iletişimle ilgili manipülatif bir bitiş yaşayabiliriz. Eğitim sistemi ile ilgili bir skandala şahit olabiliriz. İlk ve ortaöğretimle ilgili can sıkıcı bir mesele gündeme gelebilir. Milli ulaştırma organlarımızdan birinin yabancı bir kuruma satılması söz konusu olabilir. Beklenen büyük enerji kesintisi gündeme gelebilir. Köklü bir değerimizi veya alışkanlığımızı kaybetmemiz beklenebilir. Tam 19 Mayıs tarihine karşılık gelen bu Ay tutulması, kötücül Algol sabit yıldızı ile kavuşumda olması, bir dönemin kapanmasına ve "kötü" tarafta saf tutan kişi ve kurumların sarsılmasına sebebiyet verecektir. Aralık ayından itibaren başlayacak olan Boğa-Akrep aksı tutulmalarının ilki olacağından, meydana gelecek temanın bütün bir 2022 senesine damga vuracağı da aşikardır. Haritaların 3-9 aksları önlenemez kayıpların da gündeme geldiği alanlardır. Anlayış değişimi, bilişsel bir yıkım veya hedeflerden sapmak olarak da yorumlanabilir. Yolculuğu artık başka bir istikamete çevirmekle alakalıdır.

22 Kasım 2021 - Eğitim, haberleşme ve fikir alanlarında önemli bağlantıların kurulacağı bir tarih olabilir. Fanatizmden, dogma düşüncelerden sıyrılıp, akılcılığa ve uzlaşmaya yönelmek bu tarihlerde önemlidir. Uzun yıllardır maruz kaldığımız kuramların artık daha basite ve güncel hale geleceği girişimler hızlandırılabilir.

4 Aralık 2021 - Haritanın tam şans noktasına kavuşumda gerçekleşecek olan bu yılın son Güneş tutulmasının hem ilahi, hem de umut vaadeden bir açılımı olacaktır. Büyük bir yıkımdan sonra gelen adaleti temsil etmesi adına, yeni ve evrensel bir anayasa, kurallar, yahut benzer bir başlangıcın olacağı önemli bir tutulmadır. Burada yeni ve çağdaş bir düzen kurmak için adım atılabilir. Erken seçim kararı yahut parlamenter yönetim anlayışına geri dönmek için adım atılabilir.

14 Aralık 2021 - Hükümet veya ülkeyi yöneten kurumlarla ilgili büyük bir itibar ve değer kaybı ortaya çıkabilir. Burada yine birilerinin ifşaatı nedeniyle oluşacak skandal bir durumdan söz edebiliriz. Topluma mal olmuş veya toplum önünde çok sık gördüğümüz birilerinin de gerçek yüzünü görebiliriz. Din kurumları veya cemaat/tekke/mahvil vs gibi oluşumların neden olduğu yeni bir mesele ortaya dökülebilir. Din istismarının ve toplumsal değerleri rahatsız edecek bazı davranışların kamuoyunda infial yaratması beklenebilir.

19 Aralık 2021 - Haritanın 4.evinde Mars ile partil üçgen açıda gerçekleşecek Dolunay, ne yazık ki maden veya kömür ocaklarında oluşabilecek bir kazaya, deprem, heyelan, orman yangını, sel gibi doğal felaketlere, sınır ötesi arazilerde yürütülen harekatlarda yaşanabilecek kayıplara zemin hazırlamaktadır. Doğal kaynaklar, sahip olunan topraklarla ilgili olumsuz haberler yanında bilhassa muhalefet partilerini ve icraatlarını ilgilendiren bir durumu ortaya çıkarabilir. Haritanın 11.evindeki Plüton'a 150 derecelik aç kalıbı kuran bu dolunay, daha önce meydana gelmiş bir meseleyi tekrardan önümüze getirecektir. 

2 Ocak 2022 - Ekonomik darboğazı hafifletmek, tarım ve hayvancılık sektörüne nefes aldırmak için gereksinim duyulan bir reformun yapılması gereken bir tarihtir. Burada bilhassa ekonomik olarak tekrar yapılanmak için çok önemli bir yeniay etkisi mevcuttur. Amaçlar, hedefler ve gidişatı doğru belirlemek, yeni yasalar oluşturmak veya 2021'de tasarlanmış doğru kuralları işler hale geçirmek için önemli bir tarihtir. Dış destek ve bilgi yardımı da mümkündür ancak bu hedeflerin ne kadar iyi niyetle uygulanacağını zaman gösterecektir.

15 Ocak 2022 - Hükümet mevcut ve işleyen bir sistemi tamamen dönüştürme amaçlı hareket edebilir. Merkez bankasına müdahale yahut yine bir merkez bankası yönetim değişikliği gündeme gelebilir. Bu durum da mevcut ekonomik buhranı yeniden tetikleyebilecek bir duruma sebebiyet verebilir. Kanun tasarısı yahut ekonomiyle bağlantılı bir meselede dönüştürme, yıkıp yenisini oluşturma girişimi yeni bir krizin kapısını aralayabilir.

18 Ocak 2022 - Burada sanat ve gösteri dünyasından birinin ani kaybı gündeme oturabilir. Kadın bir toplumsal figürün tatsız bir haberiyle sarsılabiliriz. Borsa ve spekülatif bir alanda tedbirler getirilebilir. Kripto para piyasasıyla ilgili yine bir mesele gündeme gelebilir. 

21 Ocak 2022 - Toplumsal bir dayanışmanın fitili ateşlenebilir. Gösteriler, sokak hareketleri, eylemler ve benzeri bazı durumlar ortaya çıkabilir. Sanatçıların ve aydın diye nitelendirilen kesmin liderlik ettiği bu girişimlere büyük bir halk desteği sağlanabilir.

28 Ocak 2022 - Halkın psikolojisini yerle bir edebilecek beklenmeyen bir durum ortaya çıkabilir. Tutuklamalar ve gözaltları yanında casusluk ve benzer yapılanmalar üzerine gidilebilir. Suç çeteleri açığa çıkartılabilir. Yakıt başta olmak üzere enerji sıkıntısı çekilebilir. Terör faaliyeti yaşanabilir. Vatan hainliği ve kaçakçılık söylemleri/haberleri ile karşılaşabiliriz. Suriyeliler başta olmak üzere, ülkemizde sığınmacı olarak yaşayan insanlarla ilgili kararlar alınabilir. Göç sorunuyla ilgili durumlar daha çarpıcı olarak kamuoyuna yansıyabilir. 

1 Şubat 2022 - Kova burcunda olacak yeniay neticesinde beklenmeyen bir ekonomik etki daha meydana gelebilir. Yine bir gecede iflas edenler veya döviz zengini olanlar birbirine karışacaktır. Azınlıklar ve sığınmacılarla ilgili bir karar ortaya çıkabilir. Bu karara dış destek ve yardım sözü de alınmış olacaktır. Başkalarının güdümüyle alınacak kararların etkinliği kamuoyunda tartışılacaktır. Mecbur kalındığı ve başka bir seçenek hakkı olmadığı için yürürlüğe girecek olan kararların halkın belini biraz daha bükmesi ihtimal dahilindedir. 

11 Şubat 2022 - Dış destek, know how veya siyasi/ekonomik danışmanlık desteği beklenebilir. Burada IMF ve dünya bankası ile masaya oturulması gündeme gelebilir. 

16 Şubat 2022 - Bütün dünyada sekteye uğrayan pandemi sürecinin Türkiye ayağı yine sancılı geçiyor olabilir. Bir çok yerde sona eren yaptırımlar, maske/aşı ve benzeri dayatmaların bizim ülkemizde biraz daha devam edeceği ilan edilebilir. Zira kapanmalar ve halk üzerindeki kontrol mekanizması yönetimlerin işine gelmektedir ve içinde ilerlenen kriz ortamında pandemiden kaynaklı olduğu iddia edilen ölüm rakamları korku yönetimini destekleyici etki sunmaktadır. Sağlık sistemiyle ilgili bir tehdit yahut şaibe bu tarihlerde gündeme oturacaktır. 

2 Mart 2022 - Güneş dönüşü haritasının en kritik tarihlerinden biridir. Haritanın tam yükselen derecesinde oluşacak olan yeniay sayesinde yepyeni bir dönemin kapıları açılabilir. Burada Türkiye'nin kaderinde defalarca tekrarlanmış olan bir durum tekrar gündeme gelebilir. Kimine göre bir hayal gerçekleşirken, kimine göre de ağır bir yıkım söz konusu olabilir. Kurulum haritasının tepe noktasına denk gelen bu derece, genç Türkiye Cumhuriyetinin ideallerini temsil ederken, 2022 yılında bu noktada gerçekleşecek yeniay ile tarih boyunca geciken hedeflere tekrar yönelmek mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyolojik bir başlangıcın, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ülküsüne yeniden sarılacak etkilere kavuşacağız. 

11 Mart 2022 - Erken seçim atmosferine girileceği tarih olabilir. Ancak seçime katılacak tüm siyasi partilere olan güven yeterli değildir. Dolayısıyla ittifaklar ve koalisyonlar üzerinden ilerleme konusunda olumsuz yönlendirmeler ve manipülasyonlar da gündeme gelecektir. Halk ve genel seçmen kitlesi nasıl hareket edeceğini belirlemekte güçlük çekmektedir. 

18 Mart 2022 - Başak burcunda oluşacak dolunay neticesinde, emek ve planlama üzerine yoğunlaşan siyasi oluşumların daha hızlı halka nüfuz ettiğini ve vaatlerinin daha tutarlı olduğunun ayırdına erişeceğiz. Dolayısıyla somut söylemler ileri sürenlerin başarı kazanacağını ve destek göreceğini anlayacağız.

1 Nisan 2022 - Türkiye Cumhuriyeti önündeki hedeflere daha etkin ve cesaretli şekilde yönelebilmek adına bu tarihlerde erken genel seçim yapabilir. 3 Nisan Pazar gününe denk gelmektedir ve seçim için de çok verimli bir tarih olacaktır. Bu tarihe kadar seçim kararı hala alınmadıysa hızlı bir seçim sürecinin de başlangıcı olarak kabul edilebilir. 

16 Nisan 2022 - Güneş dönüşü haritasının 8.ev girişindeki Mars üzerinde gerçekleşecek bu kritik dolunay, kirli kokuları ve ölümcül gerçekleri gün yüzüne çıkartacak bir tarihtir. Bu tarih aynı zamanda önlemi alınmadığı takdirde yaşanabilecek bir iflası da işaret etmektedir. Hukuki, ekonomik, sosyal bir krizin gündeme gelmesi ve bununla mücadeleye girişme tarihidir.

30 Nisan 2022 - Haritanın Uranüs'ü üzerinde yılın ilk Güneş tutulması gerçekleşecek. Bugüne dek hiç denenmemiş bir teknikle ekonominin imarına girişilecek çok önemli bir tarihtir. Konum itibarıyla ekonomi ve ticaretle ilgili tüm konuları temsil ettiğinden ötürü, kalıcı ve düzenleyici bir başlangıç için mükemmel bir tarih olacaktır. Bugüne dek sahip olunan değerlerin tamamen dışında, halk ve kolektif faydaya hizmet edecek bir yaklaşım geliştirilebilir.

16 Mayıs 2022 - Bu sefer yine kazanç ve paylaşımlar alanında bir Ay tutulması gerçekleşiyor. Burası gizli saklı kalmış bazı konuların açığa çıkmasıyla ilgili bir tarih olacaktır. Kirli çamaşırlar ve ülkenin yakın geçmişinde krizlere sebebiyet veren durumlar afişe olacaktır. 

23 Mayıs 2022 - Eğitim alanına öncelik verilecek bir icraat gündeme gelebilir. Eğitim, haberleşme, medya ve teknoloji transferi için bu tarihte kayda değer gelişmeler oluşturulabilir. 

30 Mayıs 2022 - Teknoloji ve eğitim hamlesine girişim yapmak için çok olumlu bir tarihtir ama girişimler zaman içinde yüzeysel kalabilir. Daha kalıcı ve tutarlı başlangıçlar yapmak zaruridir. Bu tarih yakınında gözlemleyeceğiniz bir milli teknoloji hamlesinin içeriği sığ kalacaktır. Ancak yapılacak atılım her ne ise, önemli bir ihtiyaca cevap verebilip eksikliği giderecek teknikte olacaktır. Örneğin üretim aşamasında olan Togg otomobillerinin ilk test safhası gerçekleşebilir. Havacılık başta olmak üzere, ulaştırmaya destek verebilecek bir açığın giderilmesi beklenebilir.

14 Haziran 2022 - Tam haritanın Venüs'ü üzerinde gerçekleşecek dolunay sayesinde, ülkenin yönetiminde olan kurum ve kişilerin artık görevlerinin sonuna gelindiğini göstermektedir. İktidar partisi ve artık sorunlara çare olamayan kadük yönetim sisteminin iflası olarak da adlandırabiliriz. Diğer taraftan ünlü bir kadın figürle alakalı tatsız bir sonuç beklenebilir. Dünya starı, yahut dünyaca tanınan bir kadın sanatçının halkın nezninde bitişi yahut sağlığı ile ilgili problemler gündeme gelebilir. Bir skandal da beklenebilir. Eğer bu tarihe kadar hala bir yönetim değişikliği olmamışsa yine seçim için önemli tarihlerden biridir. Bu tarihe kadar seçim yapılıp hükümet değiştiyse de, süregelen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin parlementer sisteme geri dönüşü için değeri olan bir tarihtir.

29 Haziran 2022 - Oluşacak Yengeç yeniayında ülkenin geleceği için umut vaadeden gelişmeler, planlar ve bilhassa beslenme/gelişme/kaynakların doğru değerlendirilmesi gibi konularda atılımlar yapılabilir. Vatanseverlik kavramlarının yükseleceği durumlar meydana gelecektir. Yönetimlerde yeni kurallar oluşturulabilir. Ülkenin fabrika ayarlarına döndürülmesi için uygun bir döneme giriş olabilir. 

13 Temmuz 2022 - Yılın en kritik tarihlerinden biridir. Plütonik bir dolunay meydana gelecektir. Haritanın 8.evindeki Mars ile zorlayıcı bir açıya da sahip olduğunu hesaba katarsak, zorunlu bir dönüşüm harekatından bahsetmeliyiz. Ancak içerisinde mafyatik etkilerin ve karanlık bağlantıların olduğu bir fenomen de beklenebilir. Alan olarak yasama, yürütme, yerel yönetimler, hükümet, dernekler ve toplum kuruluşları yanında, menkul kıymetler borsasına karşılık gelmektedir. Ayrıca ülkenin amaçları, arzuları ve projeleri temsil eder. Bir kere para ve ekonomiyle alakalı bir patlama etkisi beklemeliyiz. Bunun yanında volkanlar, depremler, petrol sızıntıları, yangın, savaş, toprak kayması nedeniyle meydana gelebilecek toplu ölümlerin de riskini ortaya koymaktadır. Yasadışılık veya yasadışı bir topluluğun darbe girişimi de ihtimaller arasında gösterilebilir. Tüm bu olasılıkların gerçekleşme ihtimali ile yüzleşmek bile tehlikenin bertaraf edilmesini kolaylaştıracaktır. Kısacası çok dikkat edilmesi gereken bir süreç olarak not edilmelidir.

28 Temmuz 2022 - Haritanın tam 6.ev girişinde Satürn karşıtlığı etkisiyle oluşacak yeniay, iş dünyasında yeni bir çalışma modelinin başlangıcına işaret ediyor. Yiyecek/içecek stoğu üzerine yeni bir kuram geliştirilmesi beklenmelidir. Kuraklık ve kıtlık göstergelerine göre yeni adımların atılması gerekecektir. Burada askeri yönetim veya askeri kurumlarda yeni bir dönemin de başlangıcına karşılık gelebilecek etkilerden söz edebiliriz. Bir kriz sürecinden çıkma çabaları ve yönetim gücünü tekrar yükseltmek için gereksinim duyulacak etkenleri ele alma gereği duyulacaktır. 

30 Temmuz 2022 - Önemli bir terör veya suç şebekesinin çökertileceği zamandır. Burada işsizlik ve sefaletle ilgili de bir karar alınması veya yeni kurallar oluşturulması beklenebilir.

12 Ağustos 2022 - Haritanın 12.evinde Satürn ve Jüpiter arasında oluşacak bir dolunay meydana gelecektir. Merkür ile olumlu bir açı kurması açısından değerlendirirsek bilim ve teknoloji desteği şeklinde açıklanabilir. Ancak Merkür'ün iklim değişikliği ve ani hava değişimi getirebileceğini de dikkate alırsak yaz ortasında şiddetli bir fırtına ve dolu yağışı gibi ekstrem hava olaylarına da ihtimal verebiliriz. Ayrıca burda bir espiyonaj vakası ile de yüzleşmemiz mümkündür. Uluslararası bir casusluk olayı yahut wikileaks tadında bir ifşaat dalgası ile karşılaşabiliriz.

27 Ağustos 2022 - Sağlık sektöründe belki de eski normallere (pandemi öncesi) geri dönüş yapabilme imkanı ortaya çıkacaktır. Askeri düzeyde reformlar veya en azından yakın geçmişte yaşadığımız yıpratma döneminin tersine işleyebilecek gelişmeler kaydedebiliriz. Ancak bunlar yine de eskiden alışageldiğimiz düzeye yeterli olmayacak girişimlerdir. Toprak reformu, tarım, beslenme, stoklama ve planlama ile ilgili çok önemli yol kat edilemese bile girişimler yapılması pozitif bir yaklaşım olacaktır.

10 Eylül 2022 - Haritanın birinci evinde, Neptün üzerinde gerçekleşecek Balık dolunayı, yakın geçmişte halkın ne kadar etkili ve derin uyutulduğu ile yüzleşeceği önemli bir tarihtir. Siyasi, ekonomik, kültürel ve en önemlisi sağlıkla ilgili konularda büyük kitlelerin özenli şekilde manipüle edildiğinin ortaya çıkacağı önemli bir dolunayı deneyimleyeceğiz. Maskelerin zaruri olarak çıkacağı bir dönemdir. İnandığımız doğruların aslında enikonu aldatmacadan ibaret olduğunu fark edeceğiz.

26 Eylül 2022 - Olumlu, dengeli, huzur ve istikrarın tesis edileceği bir yeniay sürecidir. Burada sınır komşularımız ile yıllardan beri süregelen çatışma durumuna son verecek anlaşmalar gündeme gelebilir. Kişi ve kurumların güvenilir danışmanlıklar alıp soyut veya somut hasarları giderebileceği durumlar oluşacaktır. Burada bir affetme ve normalleşme sürecinin başlangıcı söz konusudur. Her anlamda olumlu ve rasyonel bir tarihtir.

9 Ekim 2022 - Yine Merkür'ün başrolde olacağı bir dolunay süreci deneyimliyor olacağız. Haritanın birinci evinde oluşacak bu dolunayın yine gerçeklerle yüzleşme ve cehaleti ortadan kaldırma ile ilgili bir etkisi olacaktır. Yıllardır cesaretle üzerine gidilemeyen konularda açılım ve bir nevi özgür düşünceyi geçerli kılmaya sebebiyet veren durumlar gözlenebilir. Halkın bakış açısını genişletmek, yetersiz ve bilgisiz olduğu, yanlış bildiği kavramları doğru anlatmakla alakalı bir aydınlanma sürecidir. Olumlu getirileri olacaktır. 

25 Ekim 2022 - Türkiye Cumhuriyeti'nin 99.yıl döngüsüne 4 gün kala meydana gelecek Güneş tutulması, tamamen küllerinden yeniden doğmakla alakalı bir etki taşımaktadır. Her ne kadar olumsuz açılar alıyor olsa da, bitmekte olan güneş döngüsünün Ay'ına tam kare açı oluştursa da, geçmişte kalması zaruri olan tüm olumsuzlukların üstüne sünger çekip, her şeye yeniden başlamakla ilintili yeni bir dönemin habercisidir. "Giden gitti ama kalan sağlar bizimdir" deyip yola devam edilecektir. Hesap sorma beklentisine girenlerin hayal kırıklığına uğrayacağını şimdiden belirtmek isterim. Akrep burcunun yönettiği bir astrolojik alanda, Akrep burcunda Güneş tutulması ile güneş dönüşünü tamamlayan bir ülkede, tahrip edene/çalana/çırpana/hainlik edene hesap sorulmaz, ceza kesilmez. Bu gerçeklerle yüzleşip yola devam edilir. Kötünün safında olanın, kötülükle beslenenin yanına kar kalır. 


Yukarıda kronolojik olarak 29 Ekim 2022'ye kadarki ihtimalleri sıraladım. Umarım hepimiz için zarar almadan ilerlediğimiz, iyiliğin safında yol aldığımız günler deneyimleriz. 


Kişisel danışmanlıklar için "oytunislar@gmail.com" adresinden ulaşabilirsiniz.


Instagram : oytun_islar


Facebook : Oytun Işlar/İnsan Mühendisliği Kişisel Gelişim Danışmanlığı


Twitter : @oytunislar













28 Ekim 2018 Pazar

29 Ekim 2018 Cumhuriyet'imizin 95.Yıldönümü / T.C. Güneş Dönüşü Haritası

Öncelikle Cumhuriyet'imizin 95.yılının hepimize kutlu olmasını diliyorum. 

Astrolojide "Güneş Dönüşü" haritaları yardımıyla; kişilerin, kuruluşların, ilişkilerin ve süregelen tüm somut veya soyut fenomenin "doğum gününden" itibaren bir yıllık öngörülerini yapabilme fırsatına erişebiliyoruz. Güneş dönüşü haritaları, doğum gününde güneşin hangi derece ve dakikada bulunuyorsa, her yaş alınan yeni yılda, güneş yine aynı derece ve dakikadan geçerken çıkartılan anlık gökyüzü görünümüne denk düşmektedir. 

Geçen yıl çıkarmış olduğun Türkiye Cumhuriyeti'nin 94.güneş dönüşü haritasında az-çok olasılıkları değerlendirmiştim. Bilhassa 24 Haziran seçimlerindeki olasılıklar oldukça barizdi ve ülkenin yönetim şekli değişmiş oldu. Gerçi açık olmak gerekirse 13 Temmuz ve 11 Ağustos güneş tutulmalarının izdüşümleri, nurtopu gibi bir ekonomik krizi ve niteliğini yönetenlerin bile tanımlayamadığı başkanlık sistemini hayatlarımıza katmış oldu. Birazdan detaylı olarak açıklamaya çalışacağım yeni güneş dönüşüyle birlikte bakalım ülkemizi neler bekliyor olacak; göreceğiz...

29 Ekim 1923 tarihinde saat 20:30'da Ankara'da ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin Güneş'i Akrep burcunun 5.derecesinde ve 18.dakikasında bulunuyordu. Kuruluşundan 95 yıl sonra, güneşin kordinatları 28 Ekim 2018 tarihinde saat 10:08'de Ankara'da aynı derece ve dakikada olacak. Tam bu anı hesaplayıp çıkardığım güneş dönüşü haritası oldukça ilginç bir konum arz ediyor. 

T.C. kurulum haritasını da altta bilgilerinize sunuyorum. Aradaki benzerlik gerçekten şaşırtıcı. Çünkü 95.güneş dönüşü haritası kurulum haritasıyla yakın benzerlikler öne sürüyor. 
Alttaki haritalardan ilki Türkiye Cumhuriyeti kurulum anında çıkarılan haritadır. İkincisi ise, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulumundan bu yana ilerletilmiş doğum haritasıdır. Yani doğum haritası sabit kalmak üzere, geçirdiğimiz her evrede bu doğum haritasının evrim geçirmesiyle meydana gelen güncel haritadır. Aylık öngörüleri bu ilerletişmiş doğum haritası üzerinden verdiğimi de hatırlatmak isterim. 
 
Gerek kurulum, gerekse güneş dönüşü haritasında yükselen burç Yengeç, Ay ise İkizler burcunun son derecelerindedir. Jüpiter'in de yine Akrep burcunun son derecelerinde ve aynı alanda ilerlediğini hatırlatmak istiyorum. 
Yükselen burç yöneticisinin Ay olduğu hesaba katılırsa, Ayın maruz kaldığı tüm fenomenlerin dinamik değişimlere neden olacağını söylemek gerekiyor. Üstelik 7 Kasım'dan itibaren Ay düğümlerinin Yengeç-Oğlak aksına geçmesi nedeniyle yaklaşık 1,5 yıl tutulmalar bu aksta gerçekleşecektir. Dolayısıyla kadersel değişiklikler, mecburi sonlanmalar ve başlangıçlar da yeni güneş dönüşünde etkin rol oynayacaktır. 

Güneş dönüşü haritası çıkardığımız bir ülke haritası olduğu için "Mundane (Politik/dünya) Astrolojisi" detaylarından yola çıkarak öngörüler oluşturacağım.

Mundane Astrolojisi'nde 1.ev ülkeye karşılık gelir ve insanları, kitleleri, milletin bakış açısını, halkın tavrını, gücünü, ulusal özelliklerini ve alışkanlıklarını temsil eder. Bununla birlikte, bir bütün olarak ulus ya da grubu temsil eder. Endişeleri ve iç işlerini, genel şartları, vatandaşların sağlığını, görüşlerini, kamu bilincini ve kitlelerin psikolojisini de gösterir. Ödeme gücünü, vergi ve refahı içerir. Ay ise halkın davranış biçimini betimler. Ay, hem yükselen yöneticisi olduğu için halkın tavırları bu bir yıllık döngüde önemli rol oynayacaktır. Oysa ne yazık ki Ay, haritanın 12.evinde ve İkizler burcunun anaretik derecesine denk düşmektedir. Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulum anındaki gibi...
Dolayısıyla halk güvensiz, her duyduğuna inanan, yanlış yönlenmeye ve yönlendirilmeye yatkın bir tavırda bulunmaktadır. Ay'ın tepe noktasındaki Chiron ile partil kare açısı ve Akrep burcundaki Merkür-Jüpiter ile yod açıları ise sıkışmışlık, derdini ifade edememe, klasik bir kemer sıkma politikası ve sahip olduğu kısmet ve bereketi kullanamama durumunu ifade etmektedir. Ay, dispozitörü Merkür ile 150'lik görünümü, haklıyken haksız hale düşmeyi, istismar edilip tepki verememeyi, doğru fikir ve tepkilerin bile yerine ulaşamayacağını göstermektedir. Farklı burçlardan yakın üçgen açı görünümlerinin "ucundan dönmek" ile özdeşleşeceğini ve herhangi bir olumlu akış veremeyeceğini de ifade etmem gerekiyor. 

Kendi adıma görebildiğim en net yapı, vatan, millet, sakarya ve ağdalı bir milliyetçilik güdümüyle gerçeklerin saklanacağı, yönetenlerin kendi nefsini düşünüp top çevirmeye devam edeceği bir yıl olacağıdır. Üstelik Yengeç-Oğlak aksında süregelecek Güneş ve Ay tutulmaları nedeniyle halk psikolojisinin sürekli değişkenlik arz edeceği, sanki 1923 yılındaki başlangıç gibi, herşeye sıfırdan başlanacak enerjilerin ve 95 yıl boyunca yaşanan politik çalkantı ve dengesizliklerin bu yıl da etkin olacağını görmek gerekiyor. Ayrıca tutulmaların öncü burçlarda oluşacağından ötürü ortaya çıkacak olayların çarpıcı, vurucu ve yüksek etkili olması muhtemel gözüküyor. 

Şimdi de kronolojik olarak, olası olay ve gelişmeleri aktarmaya çalışacağım.

29 Ekim - 22 Kasım arasında büyük başlangıçların olacağı bir dönem olacaktır. Çocuklarla ilgili konular, eğlence parkları, sinema, tiyatro, sanat, eğlence yerleri, spor ve eğlenceye karşılık gelen tüm konularda yeni kanunlar veya yönetmelikler çıkartılabilir. Ancak burada halkın menfaatleri değil, belirli kitlelerin amaçları doğrultusunda hareket edilecektir.  Piyango, şans oyunları, spekülatif konular ve borsa spekülasyonu aracılığıyla ekonomiye nefes aldırmak için bazı yenilikler ortaya çıkabilir. Eğlence ve sosyal ortamdan birilerinin kaybı gündeme gelebileceği gibi tanınmış ve topluma mal edilmiş ünlülerin gizli ilişkileri de ortaya dökülebilir. Gösteri dünyasında şoklar gündeme gelebilir. 

Konsolosluk ve büyükelçiliklerle ilgili tatsız haberler alabiliriz. Örneğin Kaşıkçı vakası ile ilgili Türkiye Cumhuriyeti hakkı olmayacak şekilde bedel ödeyebilir. 

Hükümet, önündeki dönem için yeni ama gerçekleştirilmesinin zor olacabileceği projeler ortaya koyabilir. Bu başlangıçların ve fikirlerin birilerine zarar vereceği ve bilhassa halkın ekonomik durumuna olumsuz etki sunacağı da gayet açık gözükmektedir. Kapitalist uygulama ve kurallar tam gaz devam edecektir. 

Ayrıca bu dönemde hükümet üyesi veya ittifakı oluşturan taraflardan birinden skandal haberleri gündeme gelse de, örtbas edilmesi veya sansasyondan uzak tutulması söz konusu olabilir. 18-19 Kasım tarihleri bu tip olaylar için kritik bir dönem olacaktır. Rezaletlerin saklanması, halkın tepki düzeyini aşağı çekmek, inanılmaz vakaların sanki olağan fenomenlermiş gibi kabul ettirilmesi mümkün gözüküyor. 

25 Aralık tarihinde, ordu, deniz kuvvetleri, polis ve sivil toplum hizmetleri, askerde olanlar gibi ödeme için çalışan emekçi sınıfları ve gönüllülere karşılık gelen bir konuda yapılanma, halkın menfaatlerine ters düşen bir durum ortaya çıkabilir. 

İstihdam, işsizlik ve ücret koşulları ile ilgili kısıtlanmalar, sendikalar ve emek örgütlerinin ortaya çıkıp çabalarını göstermeleri beklenebilir. Askerlikle ilgili tüm konularda ve ulusal savunma alanlarında yeni kurallar ortaya çıkabilir. Süregelen ekonomik kriz nedeniyle hizmet kuruluşlarında kısıtlama ve küçülmeye gidilebilir. Halk sağlığı, sağlık hizmetleri ve sağlık çalışanlarında kısıtlamalar, ilaç sanayinde sıkıntılar meydana gelebilir. Yiyecek ve içecek alanında zam veya kıtlık yaşanması olasıdır. Muhafazakar baskı veya mahalle baskısı olarak adlandırılan toplumsal bir ayrışma durumu oluşabilir. Maden kazası, deprem veya ulusal anlamda kamuoyunu zora sokacak bir felaket meydana gelebilir. 

6 - 8 Ocak 2019 tarihi ve civarında, dış ilişkiler, uluslararası anlaşmazlıklar, savaş ve barış, anlaşmalar, ittifaklar, ateşkesler veya anlaşmazlıklar gündeme gelecektir. Suriye ve Irak başta olmak üzere, sınır komşularla olan ilişkilerde yeni bir boyuta ulaşılabilinir. Yeni ticari partnerlikler oluşturulabilinir. Suriye'deki rejim ile muhalifler arasında anlaşma yapılabilinir. Ülkeye kast eden gizli örgüt veya liderlerin kaybı beklenebilir. 

Aynı süreçle birlikte başlayacak olan tutulma mevsimi sayesinde, işaret ettiğim konularda kalıcı dönüşümler de meydana gelmesi beklenebilir. Ağır ve baskın bir sürecin başlangıcı diyebilirim. 6 Ocak'ta Oğlak burcundaki Güneş tutulması böyle bir ağır sürecin başlangıcı olacaktır. Çığ felaketleri meydana gelebilir. 

21 Ocak'tan itibaren ülkemizin daha önce deneyimlediği bir toplumsal uzlaşmasızlık dönemi de başlayacaktır. Burada önemli olan, geçmişte deneyimlenmiş ve belki de birebir aynı toplumsal neticeleri veren konularda farkındalıkların geliştirilmesi ve alışageldik çözüm yöntemleriyle sorunun giderilmesidir. Zira ekonomik tabanlı bir kriz sürecinin tekrarlanacağını söyleyebilirim. 10 Mayıs 2017'den itibaren başlayan sürecin değerlenebileceği ve özeleştiri yapılacağı bir tarih olacaktır. "Kandırıldık, aldatıldık, yanlış yönlendirildik" nidalarının tekrarlanabileceğini hatırlatmak isterim.

8-9 Şubat 2019 tarihlerinde; Yabancı hisse senedi ve tahvili, borsa, vergi, ulusal borç, faiz oranları, miras ve sermaye kazançları kuralları mecburi olarak yeniden şekillenecektir. Sigorta şirketleri, sosyal sigorta kurumlarında maddi sorunlar ortaya çıkacaktır. Sigorta şirketlerinde konkordato haberlerini daha fazla duyabiliriz. Milli yatırımlar ve dondurulmuş varlıklardan kamu gelir ve kazanma gücünü devletin ele alması, millileştirme adı altında devlet kurumlarının içinin boşaltılması veya yabancılara satılması gibi sansasyonel haberler alabiliriz. Yabancı ülkelerden gelebilecek ambargoların gündeme gelmesi mümkündür. Bu tarihlerde sıradışı bir ayaklanma, toplum örgütlerinin dayanışma hareketleri veya benzer fenomenler ortaya çıkabilir. Ne yazık ki bu tarihte toplu bir ölüm vakası meydana gelebilir ve halk infialine sebep olabilir. Bu olaylarda gizli servisler, haberalma teşkilatları ve derin devlet gücünün etkisi olabilir. Ağır bir havacılık hadisesi meydana gelebilir. Ayrıca kış şartlarının ağırlaşacağını de söyleyebilirim.

20 Mart 2019 tarihine kadar ağır bir dönem kaydedilecektir. Fedakarlıkla, duygusal istismar ile, kemer sıkma politikası ve hamaset nutuklarıyle geçebilecek bu süreçte bir gerileme süreci oluşabilir. Dolayısıyla kış mevsiminin ikinci yarısında yüz güldürebilecek bir neden olabileceğini düşünmüyorum. Mevcut yönetimlerin alternatifinin olamayacağı ve sorunların çaresinin tekil bir yönetimle çözülebileceği etkisi halk kitlelerine empoze edilecektir. 

20-21 Mart tarihi birilerinin bedel ödemesi gereken, önemli bir tarih olabilir. Birilerinin sorumluluğu alması, hükümetin veya yönetimlerin halkın zararını karşılayabilecek şekilde karar alması beklenebilir. Burada karşılıklı fayda sağlanması söz konusu olacaktır. 

31 Mart yerel yönetimler seçimlerinden mevcut yönetim veya ittifaklar kazançlı olarak çıkacaklardır. 

21-22 Nisan tarihlerinde ağır bir ekonomik buhran beklenebilir. Cumhurbaşkanı ve hükümet böyle bir ağır yükün altından kalkamayabilir. 24 Haziran 2018'de tohumu atılan durumun bir daha tekrarlanmamak üzere ortadan kalkması gündeme gelebilir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi çatırdayabilir ve bunun nedeni ekonomik temelli olması beklenebilir. Bu süreçte ünlü ve halka malolmuş bir kadın karakterin kaybı gündeme gelebilir. Eğitim ve haberleşme alanında halkın menfaatine geliştirilen bir sistem devreye alınabilir. 

17-18 Haziran tarihlerinde genel af çıkabilir. Halkın psikolojik bozuklukları ya da kamu yararına karşı çalışma koşullarına karşılık gelen olaylar zinciri bu tarihlerde gündeme gelebilir. Gizli kalmış komplo teorileri aydınlatılabilir. Süikastler ve terör olaylarında artışlar gözlemlenebilir. Gezi olayları gibi bir fenomenle karşılaşma durumu mümkündür. İşsizlik ve suç oranlarında artışlar gözlemlenebilir. Büyük baş hayvanlarda hastalık salgınlarında artışlar gözlemlenebilir. Su sıkıntısı, ülkenin su kaynaklarında kirlenme haberleri beklenebilir. 

21 Haziran - 23 Temmuz arasındaki Ay ve Güneş tutulmaları çok belirleyici etkiler meydana getirecektir. Güvenlik ve milli menfaatler birincil uzlaşı meseleleri olacaktır. Devletin daha kapsayıcı ve korumacı olacağı, ekonomik ve toplumsal eşitliğin koşullar oluşturulmaya çalışılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin fabrika ayarlarına dönmesinden bir kere daha bahsetmek durumundayım. Geçen yıl 24 Haziran seçimlerinden önce aynı terimi kullanmıştım. Ancak tam seçim günü oluşan astrolojik görünümlerden ötürü bu tezim yarım kalmış oldu. 

2 Temmuz'daki Güneş tutulması ve 16 Temmuz'daki Ay tutulması 2019 yılının en can alıcı kırılma noktalarına ve "öze dönüş" kurallarının yeniden yazılmasına neden olacaktır. Yengeç burcu anneliği ve besleyip büyütmeyi temsil eden kavramları temsil ettiğinden dolayı kadınların bu dönüşümde rolü daha fazla olacaktır. Belki yeni kadın liderler ortaya çıkacaktır. 

23 Temmuz'da geçmişte kapısı açılmış bir ekonomik meselede sona erişilebilir. Mesela İş Bankası'na kayyum atanması, Hakan Atilla davasının sonuca ulaşması gibi ekonomi ve para yönetimi gibi konularda bir netice beklenebilir. 

23 Temmuz - 24 Ekim 2019 arasında can alıcı bir mesele görünmemektedir. Bu süreçteki yeniay ve dolunayların kuracağı etkiler üzerinden kısa vadeli toplumsal meseleler oluşup sonlanabilecektir. 

95.yaşında Cumhuriyetimizi zor bir süreç beklemektedir. Sağduyu ve ortak fikir üzerinde dayanışma sayesinde krizlerden sağlam çıkabileceğimiz konusunda umutluyum. Beklenmedik olaylar karşısında önleyici ve hızlı aksiyon alıcı bir bakış açısı belirlemek zorundayız. 

Milli birlik, beraberlik, vatanseverlik ve ortak yaşama dürtüsü ile hareket etmemizin, refah ve aydınlanma sürecine birlikte ilerlememizin icap ettiği bir güneş dönüşü diliyorum ülkeme...