5 Ocak 2016 Salı

Ocak 2016 Astrolojik Yorum ve Analizleri

Öngörülerimizi yükselen burçlara göre planladığımızdan dolayı yükselen burcunuza göre yorumları okumanızı tavsiye ederim.

KOÇ BURCU:
Yeni yılınızın yüksek enerjiler ve başlangıçlarla hayatlarınıza girmesini diliyoruz.  Ayın gökyüzü olaylarının en önemlileri 10 Ocak Oğlak yeni ayı ve 24 Ocak’ta gerçekleşecek Aslan Dolunayı olacaktır. Yeni ay mesleğinizle ilgili sağlam başlangıçları, dolunay ise hayatınızın keyifli anlarıyla ilgili bir neticelenmeyi işaret edecektir. 5 – 25 Ocak tarihleri arasında iletişim gezegeni merkür kova burcunda geri harekette olacaktır. Eski arkadaşlarınızla karşılaşma olanağınız yükselebilir. Elinizdeki işleri bitirebilirsiniz.

BOĞA BURCU:
Yeni yılın siz sevgili boğalara bereket ve sevgi getirmesini dileriz. 10 Ocak’taki yeni ay sizin yabancı kültürler, majör eğitimler ve hukuksal konularla ilgili başlangıçlara olumlu ve kararlı bakmanıza neden olabilecektir. 24 Ocak’ta gerçekleşecek olan Aslan burcundaki dolunay ise evinizle ilgili bir konuda çözümlenme ve sonuçlanmaya neden olacaktır. Merkür gerilemesi mesleğinizle ilgili haberleşme meselelerinde biraz canınızı sıkabilir. Ofis aletlerinde arızalarla karşılaşabilirsiniz.

İKİZLER BURCU:
Sevgili ikizler burçlarının yeni yılını kutlar olumlu bilgi ve enerjilerle dolu günler geçirmelerini dileriz. 10 Ocak yeni ayı hayatınızın krizli alanlarını yönetmek adına çok sağlam ve güçlü enerjilere sahip olabileceğinizi müjdeliyor. Borçlarınızı kapatabilmek için mantıklı yöntemler geliştirebilirsiniz. 24 Ocak aslan burcu dolunayı ise sizin sosyal alanınızda gerçekleşecek. Yönetici gezegeniniz merkür 5 – 25 ocak tarihleri arasında geri giderken eskide kalmış hukuki meseleleriniz tekrar gün yüzüne çıkabilir.

YENGEÇ BURCU:
Sevgili yengeçler yeni yılın size güveni, inceliği ve aradığınız aile sıcaklığını getirmesini dileriz. 10 Ocak’ta ilişkiler evinizde  bir yeni ay meydana gelecek. Kısıtlı gibi gözüken ancak mantıklı ve sağlam bir ilişkiye merhaba diyebilirsiniz. 24 Ocak’taki dolunay ise sizin para ve değer yaratma alanınızda meydana gelecektir. 5 – 25 Ocak arası geri gidecek olan merkür vergi, kredi ve borçlarla ilgili gecikmeleri, hesaplama hatalarını önünüze çıkartabilir. Dikkatli olmanız gerekebilir.

ASLAN BURCU :
Sevgili aslanlar, yeni yılın size en bereketli ve çarpıcı anılarıyla gelmesini dileriz. 10 Ocakta gerçekleşecek oğlak yeni ayı sizin iş ortamınızla ilgili konularda etkili olacak. Yeni bir projeye başlayıp kararlı adımlarla bunu devam ettirmeniz mümkündür. Evcil hayvan edinmek için de olumlu enerjilere sahipsiniz. Ancak 24 ocakta meydana gelecek dolunay hedefleriniz ve kararlarınızla ilgili artık bir sona gelindiğinin müjdesini verecektir. Merkür gerilemesi eski sevgililerinizi hayatınıza tekrar sokabilir.

BAŞAK BURCU:
Değerli başaklar, yeni yılın size en düzgün olanı bulmanızda ışık tutmasını diliyoruz. 10 Ocak tarihindeki oğlak dolunayı sayesinde hobilerinizle ilgili bir başlangıç yapmanız beklenebilir. Çocuklarınızla ilgili önemli ve ciddi bir meselede karar alabilirsiniz. 24 Ocak’ta gerçekleşecek aslan dolunayı ise size bilinçaltı gücü, önemli bir manevi konuda aydınlanma ve farkındalık kazandırmak adına değerli enerjileri sunacaktır. Kalple ilgili sorunu olan başaklar kontrollerini aksatmamalıdırlar.

TERAZİ BURCU:
Sevgili terazilerin yeni yılını en içten dileklerimizle kutluyoruz. Ocak ayında gökyüzünde gerçekleşecek önemli olaylardan ilgili 10 ocak oğlak burcu yeni ayıdır. Aile ve evle ilgili konularda mantıklı çözüm ve başlangıçlar üretebilirsiniz. 24 Ocak’taki aslan burcu dolunayı ise arkadaşlıklar ve üye olunan kurumlarla ilgili bir sonlanmaya işaret edecektir. 5 – 25 Ocak arası meydana gelecek merkür gerilemesi çocuklarınızla olan iletişimlerinizde aksaklıklar yaşanabilme ihtimaliniz vermektedir.

AKREP BURCU:
Sevgili akrepler yeni yılda en derin ve özel duyguları hayatınıza çekmenizi dileriz. 5-25 Ocak arası yaşanacak merkür gerilemesi sizin evinizdeki elektronik aletlerde arıza yaşama ihtimali verebilir. 10 Ocak oğlak burcu yeni ayı sayesinde zihinsel bir çalışmaya başlama isteği duyabilirsiniz. Sosyalleşme ihtiyacı artacaktır. 24 Ocak aslan burcu dolunayı ise mesleki alanda bir sonlanmaya işaret etmektedir. Çalışmalarınızın karşılığını görmek için bu aydınlanma durumunun keyfini çıkartabilirsiniz.

YAY BURCU:
Sevgili yay burçları, eğlenceli  ve keşifle dolu bir yeni yıl dileriz. Bu ay yaşanacak olan merkür gerilemesi  5-25 ocak tarihleri arasında sosyal ilişkiler ve eğitim alanında haberleşme aksaklıkları verebilir. 10 Ocak oğlak burcu yeni ayı parasal kaynaklarınızla ilgili bir değerlendirme ve yeni bir yatırımın müjdecisi olabilir. 24 Ocak Aslan Burcu dolunayı ise felsefi ve inanç sistemleri alanında bir aydınlanma veya hayati bir farkındalık sahibi olmanızı sağlamanıza neden olacaktır.

OĞLAK BURCU:
Sevgili oğlaklar için başarılı bir yıl diliyoruz ve kendi burçlarında hareketli gökyüzü olaylarının yaşanacağı ocak ayında, öncelikle 10 ocakta yaşanacak yeni ay sayesinde yeni hedef ve başlangıçlara yelken açabileceklerini müjdeleyebiliriz. 24 Ocaktaki aslan dolunayı kredi ve borçlar anlamda bir sonuca ulaşılmasını sağlayacaktır. Alacaklarınızı tahsil edebilirsiniz. Ancak 5-25 Ocak arası geri gidecek merkür yine para ve değer alanında aksaklıklara ve haberleşme arızalarına işaret etmektedir.

KOVA BURCU:
Sevgili kovalar için hareketli ve olumlu bir yeni yıl dileriz. 5-25 Ocak arası kendi burcunuzda geri gidecek merkür nedeniyle hedef ve planlarınızda ufak tefek aksaklıklara hazır olmalısınız. 10 Ocakta gerçekleşecek yeni ay sayesinde bilinçaltı ve ruhsal konularda yeni başlangıçlar oluşturabilirsiniz. 24 Ocakta aslan burcu dolunayı ilişki ve ortaklıklarınızda değerlendirme, farkındalık sağlama veya neticelendirme anlamında size fırsatlar sunacaktır. Enerjileri akışına bırakmayı öğreneceksiniz.

BALIK BURCU:

Sevgili balıklar hayallerinizin gerçekleşeceği bir yeni yıl yaşamanızı dileriz. 5 – 25 Ocak arası gerçekleşecek merkür gerilemesi sizin ruh ve beden sağlığı konusunda yanlış teşhis ve farkındalıklar edinmenize neden olabilir. 10 Ocaktaki oğlak burcu yeni ayı sayesinde arkadaş çevrenizle organizasyonlar kurabilirsiniz. 24 Ocak’taki Aslan burcu dolunayı ise günlük işlerinizde ve hizmet alanlarınızda sonuca ulaşma başarısını deneyimlemenize sebebiyet verecektir.

29 Aralık 2015 Salı

29.12.1994 Türk Hava Yolları Van Kazası’nın Astrolojik Analizi


Günümüzden tam 21 yıl önce ülkemizin milli havayolu firması THY, ne yazık ki tarihindeki kaza kırım sıralamasında 5.liğe yerleşen bir hadiseyle karşılaşmıştı.
Türkiye saati ile 13:52’de Ankara Esenboğa havaalanından kalkan Boeing 737-400 tipi TC-JES tescilli Mersin uçağı, yaklaşık 1 saati geçen uçuş süresi sonunda inme teşebbüsünde bulunacağı Van Ferit Melen Havalimanına yoğun tipi ve sert hava koşulları nedeniyle teker koymakta zorlandığı için iki kez pas geçmiş, görüş mesafesinin azalması ve inişin riskli hale gelmesiyle Van Hava trafik kontrolün yaptığı Ankara'ya geri dönme çağrısı kaptan pilot Adem Ungun tarafından reddedilmişti. Kararında ısrarlı olan kaptan pilot Adem Uygun üçüncü bir girişimde daha bulundu. En son saat 15:30'da iletişim kurulan uçak Van'a 13 km mesafede Edremit Kale Tepesi mevkiine düştü. 69 yolcu ve 7 mürettebattan yalnızca 19 kişi kurtulmuştu.

Bu kazanın astrolojik göstergelere dayandırılarak küçük bir analizini yapmak istedim.

Kazanın gerçekleştiği anın ve mekandan yola çıkarak hazırlamış olduğumuz astroloji haritasındaki temel göstergelerden yola çıkarsak; haritanın 3.ve 9. evleri arasında konumlanan Mars ve Satürn karşıtlığının bu kazanın temasını oluşturduğunu belirleyebiliriz. İlk bakışta bu belirgin karşıtlığın kısa ve uzun mesafeli yolculukları betimleyen evler arasında meydana gelmesi dışında, haritanın yükselen çizgisine karşıt yapan güneşin, konunun doğasına ters bir hedef belirlendiğinin, bu hedefte de ısrarcı olunduğunun bir göstergesidir.


Güneş oğlak burcunun 7.derecesinde ilerlerken haritanın yükseleni olan Yengeç burcunun 3.derecesine karşıt yapmaktadır. Yengeç burcu güveni temsil ettiğinden dolayı yolculuk tüm güvenlik önlemleri hazır ve eksiksiz olarak başlamış olabilir. Ancak güneş bu güvene karşıtlık sunan inatçılığı ile ünlü Oğlak burcunda olduğundan, belki de gerekli tüm uyarılara kulak asılmayıp özgüvenli bir şekilde hedefe kilitlenerek devam edildiğini gösteriyor. Yükselenin yöneticisi ay, balzamik fazda akrep burcunda ilerlemekte ve büyük dönüşümlerin ve yıkımların gezegeni Plüton ile kavuşum yapmakta. Üstelik Plüton haritanın 5.evini yöneten Akrep burcunun 29.derecesinde ilerlemekte. Çok kritik ve anaretik derece olarak adlandırılan bu dereceki gezegen artık o burcun temsil ettiği her ne varsa bir an önce bunları ortaya çıkarmak ve “tüketmek” ister. Üstelik haritanın 5.evi ne yazık ki risklere işaret eder. Bu kadar kötücül bir gezegenin olumsuz bir derecesinde, enerjisini tüketmeye başlamış bir ay ile kavuşumu tabi ki olumlu sonuçlar vermeyecektir. Haritamızın temelinde öngörülmeyen büyük bir risk mevcuttur. Üstelik bu ikiliye, akrep burcunda zarar gören Venüs te 6 derecelik yakınlıkla kavuşum yapmaktadır. Venüs, Ay ve Plüton üçlüsü risk alma konusunda tavizsiz, duyarsız ve her an patlamaya hazır bir bomba olarak beklemektedirler.

Risk alanını oluşturan saydığımız gezegenler, güneşin bulunduğu 7.evdeki Merkür, Neptün ve Uranüs gezegenlerine 60 derecelik açılar yapmaktadırlar. Haritanın 7.evi ortaklıklar ve gizli düşmanlıkları betimler. Muhtemelen yolculuk sırasında kokpitte bulunan diğer yardımcı pilot ve uçuş mühendisleri de yaklaşan tehlikenin ve risklerin pek farkında olmamışlar, kaptan pilotu uyarmak bir yana, bir an önce yolculuk son bulsun amacıyla desteklemiş bile olabilirler. Kokpit ekibi, Van Hava kontrol kulesinin uyarılarını dikkate almamıştır. Üstelik 3.evdeki ateş topu Mars, risk evinde bulunan Venüs, Ay ve Plüton’a da kare açı (90 derecelik)  yapmaktadır. Zaten risk taşıyan bir yolculukta muhtemelen uzlaşı sorunları olduğu da apaçık gözükmektedir. Haritanın yine 3.evinde bulunan Chiron’un Uranüs ve Neptün kavuşumuna üçgen açısını da değerlendirmek gerekmektedir. Bu 278 sayılı yolculuk, havacılık kurallarının hiçe sayılmasıyla son bulacak ve tarihte havacılıkla yahut havayolu şirketiyle ilgili itibara yara aldıracak bir hadise olarak gözükecektir. Keza aradan 21 yıl geçmesine rağmen, pisi pisine gerçekleşen bu elim kaza hafızalardan silinmemiştir.

Büyük şans gezegeni Jüpiter, yönettiği Yay Burcu’nun 4. Derecesinde, haritanın 6.evinde ilerlemektedir. Uçak 1991 yılında THY envanterine katılmış, henüz 3 yaşında yeni ve tüm fonksiyonları eksiksiz çalışan bir uçaktır. Dünyada en çok kullanılan Boeing markasının 737 modelidir. Dolayısıyla çalışma ortamını, ekipmanları ve uçuş ekibini betimleyen haritanın bu 6.evinde ilerleyen Jüpiter şans arz etmektedir. Ancak Balık burcunun da yöneticisi olan Jüpiter’in Balık burcunda ilerleyen Satürn ile gergin bir açı kalıbında bulunması, kazayı meydana getiren etkenlerde tamamıyla sınırsız bir özgüvenin bu ekipman şansını gölgelediğini göstermektedir. Bu inatçı yaklaşım, sınırsızca bir özgüven ve bir an önce sonuçlanması beklenen bir uçuşun göz göre göre riske atıldığı bir gerçektir. Üstelik olayın doğum haritasının 3. ve 9.evleri hem yolculuğu betimlemekte, hem de konunun çatışma noktasını bariz bir şekilde göstermektedir. Hırs ve inat sonucunda, son ana kadar öngörülmeyen bir teknik yetersizlik bile göz önünde tutulmamıştır. Her kaza sonrasında gündeme gelen hava yolu yönetimlerinin pilot ve uçuş ekibine baskı uygulama sorunsalı bu Mars-Satürn karşıt açısında apaçık ortadadır. Zira hiçbir kaptan pilot her şeyden önce, kendi canını tehlikeye kolay kolay atamaz. Kaldı ki kendisiyle birlikte 75 kişinin canından da sorumlu olduğunu bilecek kadar deneyimli bir pilot olduğu yazılmıştı Adem Ungun’un… Ülkenin doğusundaki küçük şehirlerde bulunan, genellikle eksik alt yapıya sahip ve askeri amaçlı da kullanılan havaalanlarında sık rastlanan olumsuz hava koşulları nedeniyle, pilotların gereğinden fazla risk alarak inişe yeltenmeleri THY’nin karıştığı ne ilk ne de son kaza olacaktı. Bu olaydan tam 15 yıl önce Ankara Çubuk’ta ve Ocak 2003’te Diyarbakır’da meydana gelen benzer uçak kazalarının analizlerinde, havayolu yönetiminin ekip üzerindeki baskılarından hep söz edilir olmuştu. Yolculuğu tamamlayamayan, başka havaalanlarına divert eden, yahut kalkış noktasına geri dönen pilotların hem siciline olumsuz işlendiği, hem de maaşlarına yansıdığı rivayetleri hep konuşulur olmuştu. Haritanın Başak – Balık ekseninde bulunan Mars-Satürn karşıtlığı, mesleki alandaki savaşımın korku ve baskı karşısında alınmış ölüm yolculuğu riskini çok belli etmektedir.

Haritanın niteliklerine baktığımızda hava elementinin hiç bulunmadığını görüyoruz. Sentez burç Yengeç, gölge burç ise Kova’dır. Havacılık ve teknoloji konularını betimleyen Kova burcu, kaza haritasında hiçbir şekilde temasını belli etmemektedir. Nitelik olarak hava, bilgeliği, zekayı ve duru zihni temsil eder. Oysa bu olayda zeka ve bilgelikten eser yoktur.

İlerleyen günlerde tarihimizdeki diğer havacılık kazaları ile ilgili astrolojik analizler yapıp, istatistiki bilgi olarak size sunmaya devam edeceğim.

Oytun IŞLAR

1 Ekim 2015 Perşembe

Yeni Kişisel Gelişim Çalışmaları üzerine...

Önümüzdeki yeni sezonda sizlere astrolojik devinimlerinizin enerji bölgeleriniz üzerindeki etkileri ve etkilerin optimum kullanımı üzerine bedensel egzersiz çalışmaları, hayat tasarımlarınız üzerine koçluk seansları ve enerji astrolojisinin etkin kullanımı üzerine komple bir çalışma sunmak istiyoruz. Ezoterik astroloji uzmanı Sn. Naz Bayatlı ile ortak uygulayacağımız bu çalışmalarla ilgili tüm detayları yakında paylaşacağım.

Astrolojik çalışmalarımızın temel teşkil etmesinden dolayı merkür retrosunun bitmesini bekliyoruz.


4 Ağustos 2014 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı Seçimi...Aklınızı kullanın. Eğer buna yetiniz yoksa yüreğinizi dinleyin...

Sizleri bilemem ama benim için değişimlerin ve yeni öğretilerin yılı olan 2014'ün yarısından fazlası geçip gitti. Tarih oldu. Muhtemelen ülkemiz adına da taşların yerine oturacağı, bundan sonraki dönemde hiçbir şeyin eskisi gibi kalamayacağını hissettiğim bir yıl tüm hızıyla devam ediyor.

Bir çoğunuzun siyasi olarak isimlendirebileceği bu yazımı kaleme almaktan herhangi bir çekince görmemekteyim. Zira, akibetinin yıllar boyu yaşadığımız toprakları yakından ilgilendirebilecek bir sürece girdiğimiz için, sade bir vatandaş olarak üzerime düşen görevi yerine getirmek istedim. 91 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tam bir hafta sonra, tarihinde ilk kez halk oylamasıyla cumhurbaşkanını seçecek. Bu makam, alelade bir hükümeti, bakanlarını ve milletvekillerini, yahut yerel yönetimlerinin başına getireceği otoriteyi değil, yönetim biçiminin ve tabir i caizse omurgasını oluşturan rejmin yöneticisini ve hatta bekçisini seçiyor. 1989 yılına dek askeri kökenli adayların mevcut parlamento tarafından seçildiği yahut öyle veya böyle demokrasi dışı darbeler sonucu başa geçirilen cumhuriyet reisi (!), demokratikleşme çabalarıyla sivilleşen bir anlayışla, son 4 delegesini mevcut siyasi partilerinin önerdiği kişiler üzerinden seçmekteydi. 2011 yılında gerçekleştirilen referandum sonucu, cumhurbaşkanını halkın seçebileceği şekilde bir tasarımla kamuoyuna sundu. 1980'li yıllardan beri telaffuz edilen başkanlık sistemine belki alt yapı oluşturabilecek bu durum neticesinde, bazılarının demokrasi, bazılarının tiranlık ve bazılarının ise rejim tehlikesi olarak yorumlayabileceği bir algı yönetiminin son 30 yıldır uygulandığını görebiliyoruz.

Ne kadar ilginçtir ki, 1980'de ülkenin tüm kaderinin çizildiği ve hala etkisinden kurtulamadığı darbe neticesinde hazırlanan 1982 anayasasının buyurduğu seçim sisteminin değişim zorunluluğu olmasına rağmen, üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan cumhurbaşkanı seçiminin halk onayına geçirilmesi son derece manidardır. Görev ve yetkileri her dönem daha da tırpanlanan cumhurbaşkanının sadece bir sembol halinde gösterilip, düşünme yetisi her geçen gün geriletilen halka "devlet başkanı" mantığında servis edilmesi de muhtemelen niyetlerin kirli, beklentilerin siyasi kutuplaşmaya zemin hazırlayabileceği yolundadır. Zira, bir hafta sonraki seçimdeki 3 adayın ikisi, parlamentoda siyaset yapan iki partinin lideri olup, biri son 12 yıldır iktidarda olan siyasi partinin başındadır ve başbakanlık görevinden halen istifa bile etmemiştir!!!...

Burada olasılıklardan veya seçimden çıkacak sonuca bağlı varsayımlarda bulunmak niyetinde değilim. Ancak bu satırları okuyan ve benimle aynı vatadanşlık yükümlülüğünü taşıyan bireylerin belki de son şans olabilecek bu seçimde sağlıklı kararları alıp, kendilerine ait oy hakkını mutlaka yerine getirmeleri uyarısı amacı taşımaktayım...
10 Ağustos 2014 Türkiye Cumhuriyeti Reisinin seçiminde sandık görevlisiyim ve en az 9 saatimi sağlıklı ve şaibesiz bir seçim olabilmesi için harcayacağım. Eğer bu, benim yaşadığım ülkenin selameti için çok hayati bir meseleyse, yarınlarımızı ipotek altına alabilecek zararlı ve geri dönülmesi zor sonuçlara neden olabilecek riskler taşıyorsa öncelikle vatandaşlık görevinizi yerine getirmenizi rica ediyorum.

Seçiminiz sizin özgür iradenize bağlıdır. Mutlaka kendi seçiminizi belirleyecek kriterleriniz mevcuttur ve bu konuda kararlısınızdır. Ancak lütfen yaşadığınız ülkenizin en azından son 20 yılındaki devinimleri, kirli oyunları, akan kanları, sisler ardında kalmış ve aydınlatılamamış komploları ve çocuklarınızın geleceğini düşünerek oyunuzu kullanın. Uluslararası menfaat çetelerinin organize edip, sizin seçiminizmiş gibi yıllarca başınıza yerleştirip tiranlığını, insan ayrımcılığını ve gaddarlığını hedefleyip uygulayan, kendi egosu ve çıkar grubunun faydasından başka hiçbir hedefi olmayan ve bunu açık açık ortaya koyan liderlere yönelmenin "demokrasi" olmadığını bir kere daha zihninizde tartın. Sizin siyasi görüşlerinize cevap veremeyen bir lider olmadığı için seçimi boykot etme tercihinizi bir kere daha gözden geçirin. Zira dağ dağa küsmüş. Kimsenin haberi olmamış. ..
Kullanmadığınız her oy, yıllardır nefret ettiğiniz ve ülkenizi daha karanlık günlere taşıyacak güçlerin ekmeğine yağ sürmüş olacaktır. Bu ülke Norveç, Danimarka veya benzer kuzey Avrupa ülkelerinin demokrasi dinamiklerine sahip değildir. Hiçbir demokratik ülkede 30 yıldır ayrılıkçı gerilla savaşıyla kan döküp, binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan bir siyasi marjinalliğe paye verildiği görülmemiştir. Yahut, ortadoğu kültürüne sahip radikal İslam tiranlığı zihniyeti taşıyanlar demokratik bir seçenek olamaz. Hele işin içinde para aklama, yolsuzluk, ahlaksızlık, adam kayırma, ayrımcılık, yobazlık, cehaletten beslenme gibi eski yüzyıllara ait tüm zararlı alışkanlıklar barındıran liderlerin henüz 100 yaşını bile tamamlamamış bir cumhuriyetin başına "reis"olarak seçilmesi intiharınızla eşdeğer olacaktır.

Sadece bir haftadan az bir zamanınız kaldı. Aklınızı başınıza toplayın demiyorum. Mutlaka o akıl ve sağduyu beyninizin bir yerinde olmasa bile yüreğinizde mevcuttur. Gururu, umutsuzluğu, bencilliği ve teslimiyeti son bir kez zihninizin bir tarafına hapsedip cumhurbaşkanlığı seçiminde kendinize ait o değerli oyu ülkenizin en az zarar görebileceği lider için kullanın.

20 Şubat 2014 Perşembe

Öğrenmeye dair..

Bu hayata öğrenmeye geliyoruz. Daha çok ta haksızlıkları öğrenip sinmeyi tercih ediyoruz. Çünkü zihnimize, beynimize ve çocuk ruhumuza bu seçenek daha yakın ve kolay geliyor. Oysa geçmişimizdeki bu olumsuz deneyimler belki uzun, belki kısa zaman içerisinde hikaye gibi gelecek. Hikayemize "bir zamanlar" diye başlayıp, o anları yaşarmış gibi hararetle anlatacağız. Sonra "bir zamanlar" diye başladığımız hikayeleri anlatmak bile bize anlamsız gelecek. Yorulmak istemeyeceğiz. Yaşlanmanın da kaynağı bu geçmişten getirdiğimiz olumsuzluk fenomenleri... İşte bunları geçmişe gömüp ileriye bakmak kaçınılmaz şartımız gibi gözüküyor mantıken. Sizler için de böyle değil mi? 

23 Aralık 2013 Pazartesi

Yılın sonuna bir hafta kaldı...

Kimine göre muhteşem, kimine göre kabus, kimine göre de geleceği belirleyen deneyimlerin atlatıldığı bir yılın sonuna yaklaşıyoruz. Önemli olan sizin kişisel duygunuzun niteliği... Olumsuz bir duyguya mı sahibiz, yoksa dünyevi kazançlarınızdan ötürü bulunduğunuz ruh halinin geçici zevk sarhoşluğunu mu hissediyorsunuz? Duyduğunuz, öğrendiğiniz ve gözlemlediğiniz yenilikleri ne kadar sindirebildiniz? Hedefleriniz var mıydı ve bu olası hedeflerin kaçta kaçı gerçekleşti? Hepinizin ilerlediği yolda gözlemlediği aksaklıklar yahut düzeltilmesi mecburi mekanizmalar hangi alanda? Yeni dünya yılında ulaşmak istediklerinize sabırla ulaşabilme yetenek ve arzusuna sahip misiniz? Karşınıza mutlaka ki çıkmış olan fırsatları değerlendirebilme donanımına sahip misiniz? Herşeyden önemlisi; kendiniz için olumlu ve şımartıcı bir eylemde bulundunuz mu? Olmadıysa bulunmayı düşünüyor musunuz? Bir dans dersi, bir oyunculuk kursu, paraşütle atlama, yeni bir bisiklet, kim olduğunuzu öğrenebileceğiniz bir kişisel gelişim çalışması, duygularınızı olumluya yöneltecek herhangi bir ödül yahut? Sahi kim olduğunuzun, nelerden hoşlandığınızın, nelere sevindiğinizin farkında mısınız? Farkındaysanız, basit bile olsa bu keyifli uğraşılara sahip olmak veya uygulamak adına ne kadar çaba gösteriyorsunuz? Bu hafta mümkünse biraz kendinize zaman ayırıp bu basit sorulara cevap verin. Hayatlarınızın ne kadar yalın, isteklerinizin ne kadar ulaşılabilir olduğunu görecek, hissedecek ve belki de onlara bir an önce dokunma isteğiyle dolu bir hale geçeceksiniz.